Hakkında Once Upon a Time in Anatolia
Nuri Bilge Ceylan'ın 2011 yapımı 'Bir Zamanlar Anadolu'da', sıradan bir polis sorgusunu, varoluşsal sorgulamalara dönüştüren bir başyapıttır. Film, bir cinayet zanlısının (Fırat Tanış) ifadesi doğrultusunda, savcı (Taner Birsel), doktor (Muhammet Uzuner), komiser (Yılmaz Erdoğan) ve diğer ekip üyelerinden oluşan bir grubun, Anadolu'nun kasvetli bozkırlarında bir ceset aramasını konu alır. Ancak olay örgüsü, aslında karakterlerin iç dünyalarına, pişmanlıklarına ve hayata dair düşüncelerine açılan bir kapıdır.
Ceylan'ın ustalıklı yönetimi, uzun plan sekansları ve Gökhan Tiryaki'nin nefes kesen görüntü yönetimiyle birleşerek, seyirciyi adeta bozkırın melankolik atmosferine hapseder. Oyunculuk performansları son derece doğal ve güçlüdür; özellikle Taner Birsel'in savcı rolündeki içsel çatışmaları ve Muhammet Uzuner'in doktor karakterinin sakin gözlemciliği, filmin felsefi derinliğine büyük katkı sağlar. Karakterlerin yolculuk sırasında yaptıkları küçük sohbetler, hayat, suç, sorumluluk ve ölüm gibi evrensel temaları yalın bir şekilde işler.
'Bir Zamanlar Anadolu'da', geleneksel bir polisiye gerilimden çok, insan doğasının karanlık ve aydınlık yanlarını araştıran, yavaş tempolu ama son derece etkileyici bir karakter çalışmasıdır. Cannes Film Festivali'nde Büyük Ödül (Grand Prix) alan film, sadece olayı değil, onu çevreleyen sessizliği, bekleme süreçlerini ve karakterlerin bu süreçteki dönüşümlerini anlatır. Seyirciyi pasif bir izleyici olmaktan çıkarıp, bozkırda geceyi beraber geçiren ekipten biri haline getirir. İnsan ruhunun labirentlerinde dolaşan, görsel bir şiir niteliğindeki bu filmi Türkçe izlemek, modern Türk sinemasının derinliklerine yapılan unutulmaz bir yolculuktur.
Ceylan'ın ustalıklı yönetimi, uzun plan sekansları ve Gökhan Tiryaki'nin nefes kesen görüntü yönetimiyle birleşerek, seyirciyi adeta bozkırın melankolik atmosferine hapseder. Oyunculuk performansları son derece doğal ve güçlüdür; özellikle Taner Birsel'in savcı rolündeki içsel çatışmaları ve Muhammet Uzuner'in doktor karakterinin sakin gözlemciliği, filmin felsefi derinliğine büyük katkı sağlar. Karakterlerin yolculuk sırasında yaptıkları küçük sohbetler, hayat, suç, sorumluluk ve ölüm gibi evrensel temaları yalın bir şekilde işler.
'Bir Zamanlar Anadolu'da', geleneksel bir polisiye gerilimden çok, insan doğasının karanlık ve aydınlık yanlarını araştıran, yavaş tempolu ama son derece etkileyici bir karakter çalışmasıdır. Cannes Film Festivali'nde Büyük Ödül (Grand Prix) alan film, sadece olayı değil, onu çevreleyen sessizliği, bekleme süreçlerini ve karakterlerin bu süreçteki dönüşümlerini anlatır. Seyirciyi pasif bir izleyici olmaktan çıkarıp, bozkırda geceyi beraber geçiren ekipten biri haline getirir. İnsan ruhunun labirentlerinde dolaşan, görsel bir şiir niteliğindeki bu filmi Türkçe izlemek, modern Türk sinemasının derinliklerine yapılan unutulmaz bir yolculuktur.


















